Dostluk

20/3/2008 ·

İnsan ilişkilerinin sağlıklı yürütülebilmesi için Gönlün devreye girmesi zorunludur. Gönülden geçen, Gönülden çıkan ve Gönülden yapılan ilişkilerdir. Gönülden Gönüle bizim görmediğimiz ama hissedilen anlam ve gizli işaret kanalları vardır. Bu kanallar, dostluğu oluşturacak, yaşatacak ve insanları kaynaştıracak anlam ve işaret taşırlar. Gönül sarılmayı, affetmeyi, toleransı, nezaketi, kibarlığı ve yumuşaklığı barındıran bir eğitim yuvasıdır. Onun sesini, işaretini ve izini duyan ve takip edenler dostluğa, kardeşliğe ve birliğe kavuşurlar. İnsanlar arası bağlar gönülden kurulunca, bir başka eda, bir başka kalite, bir başka boyut ve bir başka renk kazanırlar. Gönül geçici, sahte ve yalan olan dostlukları tasvip etmez, onaylamaz ve asla taraftar olmaz. Gönüller arası yol kadar geniş, düz ve engelsiz yol yoktur. Onun için Mevlana bu konuda şu ifadeyi kullanmaktadır.



"Gönlünden gönlüme ne ince anlamlar, ne gizli işaretler geliyor ahh, gönlünden gönlüme nasıl bir yol var?"



Mevlana, kavuşması ab-ı hayat olan dosta seslenerek, gönülden ayrılmamasını dilemektedir. O dost kurtuluşun çaresini bilmektedir. Onun gözden kaybolmasını, gönülden çıkmasını istemiyor. Zira o dost, ışık ve candır. gönülden ayrılması, canı ağlatır.



Görüldüğü gibi Mevlana, hakiki dostu hayat veren suya benzetmektedir. Gönülden dostluk, yada gönülde taht kuran dost, suyun dünyaya hayat vermesi gibi, insanın manevi alemine hayat bahşeder.

Gönül ayrılıkları gideren ve insanı kurtuluşa erdiren bir dostluk merkezidir.

İnsanın en yakın dostu olan ruh, yani can gönülde bulunur. Dostun gönülden ayrılışı, ruhun bedenden ayrılışına benzer. Kardeşliğe giden yol gönüllerin kaynaşmasından geçer. Gönüllerin kaynaşması ve insanların kardeş olması, insanlığa kurtuluşu getirecektir.

Hz. Mevlana







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »